Dershane başladı.
Testler, sınavlar, denemeler.. Güzel gidiyor şimdilik.
Dün okula gittik.
Okulu zerre özlememişim.
Özlediğim tek şey hocalar. O da bazıları.
Özellikle Edebiyat'çı.
Ama hepsi çok iyi ağırladılar bizi.
Baya sevindiler.
Mezun olduğunuz okulda bir ağırlığımız oluyor onu anladım.
Ama yok. 4 sene geçirdiğim okulda doğru düzgün hiçbir şey hissedemedim.
Bir daha gidersem 'yine' sadece hocalar için giderim.
Bizim gibi dolu dolu lise hayatı yaşamış insanlar için bile okul bir şey ifade etmiyorsa eğer, son zamanlarda gerçekten çok sıkılmışız demektir.
Anıların A'sı yok.
Oysa ben her geldiğimde gözlerim dolar zannediyordum.
Belki yıllar sonra..
30 Eylül 2011 Cuma
26 Eylül 2011 Pazartesi
Yazıp yazıp silmek yoruyor insanı. İçimden o anda ne geçiyorsa onu yazacağım artık. Aman. Bir şeyi çok planlayınca olmuyor çünkü. İlla bir pürüz çıkıyor. Ben de plan yapmayacağım artık.
Biri var.. O biri iyi ki var.
Beni benden daha iyi tanıyan biri o. Bazen bana sen şöylesin böylesin diyor. Evet lan diyorum. Çok hoşuma gidiyor bu durum. Arkadaşım o ama beni benden daha çok seviyor. Ben de onu çok seviyorum.
Bolu'ya gitmek istiyorum ben. S oraya gitti. Ağladı giderken. Söz verdim ben de geleceğim diye . Olmadı o geçiş yapacak bulacağız bir şey.
Dershane başlasın artık lan diyip duruyordum yarın başlıyormuş. Hadi gazamız mübarek olsun. Eski sınıfla tam gaz devam.
Fark ettim de şuanda hiç düşünmeden yazıyorum. Amaaaann ne düşüneceğim zaten.
Neyse blogcum işim var benim hadi görüşürüz. Beni özle.
Şunu dinliyorum şu anda.
Biri var.. O biri iyi ki var.
Beni benden daha iyi tanıyan biri o. Bazen bana sen şöylesin böylesin diyor. Evet lan diyorum. Çok hoşuma gidiyor bu durum. Arkadaşım o ama beni benden daha çok seviyor. Ben de onu çok seviyorum.
Bolu'ya gitmek istiyorum ben. S oraya gitti. Ağladı giderken. Söz verdim ben de geleceğim diye . Olmadı o geçiş yapacak bulacağız bir şey.
Dershane başlasın artık lan diyip duruyordum yarın başlıyormuş. Hadi gazamız mübarek olsun. Eski sınıfla tam gaz devam.
Fark ettim de şuanda hiç düşünmeden yazıyorum. Amaaaann ne düşüneceğim zaten.
Neyse blogcum işim var benim hadi görüşürüz. Beni özle.
Şunu dinliyorum şu anda.
22 Eylül 2011 Perşembe
~
Burada kaldığım için, bir sene daha kendime deneme hakkı verdiğim için her geçen gün Allah'a şükür ediyorum. Her gün iyi ki diyorum. iyi ki gitmemişim.
Kesin gider dediğim insanlar bile bir sene daha buradalarmış onu öğrendim bugün. Her karşılaştığım insan çok iyi yapmışsın beklemekle diyor. Gazetecilik ya da reklamcılık hiç düşünmediğim meslekler arasında değil tabi ki ama benim hayalim başka. Bunlar son sıralardeyken, ilk seneden pes etmem. hayallerim kendi elimle itmem. Mesela tıp. Tıp bazı insanlar için hayal olabilir, ya da ne biliyim gazetecilik de bazı insanlar için hayal olabilir ama önemli olan bir mesleği başkalarının da hayali diye yapmak değil, kendi hayalin olduğu için yapmaktır. Alternatifler tabi ki olabilir ama ilk başarısızlıkta bence direk o alternatiflere gidilmemeli.Çünkü zaten hayaller zor olduğu için hayaldir.
Hayat bana geçen zamanda sürekli bir şeyler öğretiyor. Anlatmaya gerek yok ama iyi şeyler öğrendiğimi düşünüyorum.
Birkaç gün sonra dershanem başlıyor. Sınıftaki çoğu kişi de zaten eski sınıfımdan arkadaşlarım. Şu anda tek derdim , istediğim bölümü burada ya da buraya yakın bir yerde kazanmak. Tek dileğim ise;Allah hiçbir zaman pişman olacağım bir meslek seçtirmesin. En kötü ihtimal alternatiflerimden olsun ama hiç istemediğim şeyler olmasın . Kimsenin de olmasın inşallah. Çünkü hep denir ya; Hayatta mutlu olmak için eşini ve işini iyi seçmek gerekir.
İstanbul'dan geldiğimden beri içimde bir huzur var. O şehir zaten bana terapi gibi. Her gittiğimde yenilenip geliyorum sanki.. Mutluyum.. Hep dediğim gibi en kötü günümüz de böyle olsun (:
O zaman dinleyelim. Tıkk :)
Kesin gider dediğim insanlar bile bir sene daha buradalarmış onu öğrendim bugün. Her karşılaştığım insan çok iyi yapmışsın beklemekle diyor. Gazetecilik ya da reklamcılık hiç düşünmediğim meslekler arasında değil tabi ki ama benim hayalim başka. Bunlar son sıralardeyken, ilk seneden pes etmem. hayallerim kendi elimle itmem. Mesela tıp. Tıp bazı insanlar için hayal olabilir, ya da ne biliyim gazetecilik de bazı insanlar için hayal olabilir ama önemli olan bir mesleği başkalarının da hayali diye yapmak değil, kendi hayalin olduğu için yapmaktır. Alternatifler tabi ki olabilir ama ilk başarısızlıkta bence direk o alternatiflere gidilmemeli.Çünkü zaten hayaller zor olduğu için hayaldir.
Hayat bana geçen zamanda sürekli bir şeyler öğretiyor. Anlatmaya gerek yok ama iyi şeyler öğrendiğimi düşünüyorum.
Birkaç gün sonra dershanem başlıyor. Sınıftaki çoğu kişi de zaten eski sınıfımdan arkadaşlarım. Şu anda tek derdim , istediğim bölümü burada ya da buraya yakın bir yerde kazanmak. Tek dileğim ise;Allah hiçbir zaman pişman olacağım bir meslek seçtirmesin. En kötü ihtimal alternatiflerimden olsun ama hiç istemediğim şeyler olmasın . Kimsenin de olmasın inşallah. Çünkü hep denir ya; Hayatta mutlu olmak için eşini ve işini iyi seçmek gerekir.
İstanbul'dan geldiğimden beri içimde bir huzur var. O şehir zaten bana terapi gibi. Her gittiğimde yenilenip geliyorum sanki.. Mutluyum.. Hep dediğim gibi en kötü günümüz de böyle olsun (:
O zaman dinleyelim. Tıkk :)
10 Eylül 2011 Cumartesi
Facebook'um bir haftadır kapalıı.
Rekor kırdım rekor.
Artık açmam zaten aklıma gelmiyor çünkü.
Yarın 39,5 derecelik ateşle sabahın 8'inde iki saatlik yolculuk yapacağım.
Ayy şimdiden fenalık geldi.
Gelince ders,ders,ders..
Sıkıcı bir sene olacak ama yapacak bir şey yok..
Belki de o kadar sıkıcı olmaz ;)
Kendinize iyi bakınn :)
O zaman :):):)
Rekor kırdım rekor.
Artık açmam zaten aklıma gelmiyor çünkü.
Yarın 39,5 derecelik ateşle sabahın 8'inde iki saatlik yolculuk yapacağım.
Ayy şimdiden fenalık geldi.
Gelince ders,ders,ders..
Sıkıcı bir sene olacak ama yapacak bir şey yok..
Belki de o kadar sıkıcı olmaz ;)
Kendinize iyi bakınn :)
O zaman :):):)
6 Eylül 2011 Salı
Çaresizlik kötü bir şey..
Bugün şu yazımda bahsettiğim kişinin gözümün önünde bayılmasını izledim. Tir tir titremesini ve benim eski sevgilime sarılarak ağlamasını izledim. Sadece izleyebildim..
Nasıl bu durumlara geldik bilmiyorum.
Sadece geziyorduk aslında. Ben kız arkadaşımla arkadan yürüyordum. Yanımda başka bir arkadaşım vardı erkek ona bir şeyler anlatıyordum. Oda başka bir arkadaşımızla önümüzden yürüyordu. Oturduğumuz çay behçesinde arkadaş gibi şakalaştık oysa. Konuştuk . Ben sanırım geçti dedim içimden ama öyle değilmiş. Önümüzde yürürken durdu birden. Hava karanlık onun elleri dizlerinde.. Kaldı öyle. Hepimiz yoruldu falan zannettik. Arkadaşlarımızdan birisinin onu tutmasıyla anladık. "Başım dönüyor" dedi bana bakarak. O anda koşarak hangi ara su almaya gittim, hangi ara ona verdim hatırlamıyorum. Yanına giderken ki birkaç saniye birkaç saat gibiydi resmen. Sonra arkadaşlarımızdan birisine sarılıp ağlamaya başladı. ( eski sevgilime ) . İananamadım.Onlar banklarda oturur, o arkadaşımın (artık sadece arkadaşım ) omuzunda ağlarken hiçbir şey yapamadım. Hiçbir şey.. Kalktığında biz artık gitsek iyi olur dediğimi hatırlıyorum sadece. Sonra bizi durağa götürmek için yürüdük.. Ben burdan binmeyeceğim , burada ayrılalım dedim. Ayrılırken , tokalaşırken sarıldı. İyi misin dedim iyiyim dedi ama kolumu sıktı. Canım acıdı demedim. Onun canı benden kat kat fazla acıyordu o anda. Ayrıldık.
Sonra kız arkaşımla kaç saat karanlıkta eczanenin önünde oturduk, sonra kaç tane sigara içtik onu da hatırlamıyorum. Eve nasıl geldiğimi de.. Minibüsteki arkadaşımla ne zaman karşılaştığımızı da.. Onun beni neden eve bıraktığını da.. Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Kendimi Dünya'nın en suçlu insanı gibi hissediyorum. Hiçbir şey yapamıyorum. Onunla denesem onu çok daha fazla üzeceğimi adım gibi biliyorum. Bu duruma nasıl geldiğini bilmiyorum. Allah'tan ki beni kimse suçlamıyor hatta ben kendimi suçlu hissetmeyeyim diye uğraşıyorlar ama olmuyor..
Şu anda tek dua'm onun beni unutması.
Her gün görürken nasıl olacak onu da bilmiyorum. Hiçbir şey bilmiyorum ben sadece başım çok ağrıyor çok.
3,5 saatdir aynı soru var aklımda. Ben ne yapacağım ?
Nasıl bu durumlara geldik bilmiyorum.
Sadece geziyorduk aslında. Ben kız arkadaşımla arkadan yürüyordum. Yanımda başka bir arkadaşım vardı erkek ona bir şeyler anlatıyordum. Oda başka bir arkadaşımızla önümüzden yürüyordu. Oturduğumuz çay behçesinde arkadaş gibi şakalaştık oysa. Konuştuk . Ben sanırım geçti dedim içimden ama öyle değilmiş. Önümüzde yürürken durdu birden. Hava karanlık onun elleri dizlerinde.. Kaldı öyle. Hepimiz yoruldu falan zannettik. Arkadaşlarımızdan birisinin onu tutmasıyla anladık. "Başım dönüyor" dedi bana bakarak. O anda koşarak hangi ara su almaya gittim, hangi ara ona verdim hatırlamıyorum. Yanına giderken ki birkaç saniye birkaç saat gibiydi resmen. Sonra arkadaşlarımızdan birisine sarılıp ağlamaya başladı. ( eski sevgilime ) . İananamadım.Onlar banklarda oturur, o arkadaşımın (artık sadece arkadaşım ) omuzunda ağlarken hiçbir şey yapamadım. Hiçbir şey.. Kalktığında biz artık gitsek iyi olur dediğimi hatırlıyorum sadece. Sonra bizi durağa götürmek için yürüdük.. Ben burdan binmeyeceğim , burada ayrılalım dedim. Ayrılırken , tokalaşırken sarıldı. İyi misin dedim iyiyim dedi ama kolumu sıktı. Canım acıdı demedim. Onun canı benden kat kat fazla acıyordu o anda. Ayrıldık.
Sonra kız arkaşımla kaç saat karanlıkta eczanenin önünde oturduk, sonra kaç tane sigara içtik onu da hatırlamıyorum. Eve nasıl geldiğimi de.. Minibüsteki arkadaşımla ne zaman karşılaştığımızı da.. Onun beni neden eve bıraktığını da.. Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Kendimi Dünya'nın en suçlu insanı gibi hissediyorum. Hiçbir şey yapamıyorum. Onunla denesem onu çok daha fazla üzeceğimi adım gibi biliyorum. Bu duruma nasıl geldiğini bilmiyorum. Allah'tan ki beni kimse suçlamıyor hatta ben kendimi suçlu hissetmeyeyim diye uğraşıyorlar ama olmuyor..
Şu anda tek dua'm onun beni unutması.
Her gün görürken nasıl olacak onu da bilmiyorum. Hiçbir şey bilmiyorum ben sadece başım çok ağrıyor çok.
3,5 saatdir aynı soru var aklımda. Ben ne yapacağım ?
5 Eylül 2011 Pazartesi
~
Her şey çok hızlı oluyor, her şey çok hızlı değişiyor artık. Zaman kaçan kovalanır hesabı peşinden koşturuyor bizi.. Koşuyoruz biz de. Başka çaremiz mi var ?
Hayat tuhaf. Bir gün her şeyin gerçekten değiştiğini ya da değişiyor olduğunu gördüğümüzde gülümsüyoruz.. Artık biliyoruz ki, ayrılıklar gerçekten var. Kurulan hayallere sarılmış geçmiş, kenetlenmişler. Hayaller zaten aslında hep geçmişledir. Gelecekle anlaşamıyorlar hiç. Ya biz düşünerek değiştiriyoruz onları ya da kader değiştiriyor.
Bazen iki güne bile o kadar çok şey sığdırıyoruz ki.. B kadar kısa zamanda bu kadar şey sığdırabilmek korkutuyor beni. Çünkü; bu hıza alıştığımız anlamına geliyor ve her şeyi bir anda yaşıyoruz artık.. Dedim ya dudaklarda hep bir gülümseme kalıyor sadece. Biz de buna hayat diyoruz.
Facebook'umu kapattım. Bu sefer kendim için değil başkaları için. 2-3 kişinin benim yüzümden acı çektiklerini görmemek için. Bir nevi kaçış için. O yüzden bu sefer açma gibi bir derdim yok. İstesem de açamam çünkü söz verdiğim insanlar var. İşin ucunda kendim olsam hiç düşünmem aslında ama başkası var, başkaları.. Nereye kadar kaçacağım hakkında ise en ufak bir fikrim yok. Bir ay sonra her gün yüz yüze bakacağım insanlardan sadece face'mi kapatarak nasıl kaçabileceğiminde.
Aylarca kimsenin karşıma çıkmayıp, son iki ayda çıkmalarına da şaşırıyorum. Bunların hiç ama hiç ummayacağım insanlar olmasına daha çok şaşırıyorum.Bazen dua ettin işte oldu seç birini diyorum, sonra hayır diyorum. Hissizlik en kötü histen bile daha kötüdür. Bunu bu aralar daha çok farkına varıyorum. Vardırıyorum da.. Her neyse..
Bu sene derslere vermek istiyorum kendimi.. Sadece ders.. Sorun yok.. Varsa da bana yok bu sene.. Kafamı hiçbir şeye takmamam gerektiğinin farkındayım. O yüzden de her şeyin dışında durmaya çalışıyorum.. Hayallerim değişiyor belki evet ama hedef noktam hep aynı.
Birkaç gün sonra İstanbul'a gidip sonra dört elle kitaplarıma sarılmak istiyorum. İnek öğrenciler gibi dershane ev arası mekik dokuyacağım bir sene bekliyor ben de onu tabii. Sonra da ver elini.. Neresi olursa artık..
Hayatla falan uğraşacak hiç vaktim de yok.
O zamaan ; Hadi tık.
3 Eylül 2011 Cumartesi
Evde duraydık eyiydi.
Az önce bu yaz eve ne kadar az uğradığımı fark ettim.
İstanbul,Yalova,.. falan bir sürü yer..
Daha da var lan.
3-5 gün sonra bir İstanbul yolu daha.
Oy yiter.
İstanbul,Yalova,.. falan bir sürü yer..
Daha da var lan.
3-5 gün sonra bir İstanbul yolu daha.
Oy yiter.
1 Eylül 2011 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
