30 Ağustos 2011 Salı

Şaka olarak kalsa..

Bazen şakayla gülüp geçtiğimiz ciddiye almadığımız olaylar sonradan bize ne kadar da ciddiye alınması gerektiğini hatırlatıyor. Bunu bu günlerde çok çok daha iyi anlıyorum.
Biri var..
Önceden "seni seviyor" dediklerinde güler geçerdim. O da gülerdi..
Adımla şarkı söylediği zamanlarda gülerdik.. Aslında önceden biz hep gülerdik..
Hiç ciddiye almadık biz o'nu. Almadım..
O kimseyi sevemez düşüncesi vardı aklımda.. Onun da tabi..
Uğraşmayın böyle boş işlerle derdi hep. Yine gülerdik..
Ben onun önünde arkadaşlarından biriyle çıkıp, yanında o insana seviyorum dedim.. ( O gün göz göze geldiğimizde içinden da ettiğini hissetmiştim. )
Çünkü o aslında sevmezdi, ben rahattım.
Neden olduğunu gerçekten bilmiyorum.
Sonra biz arkadaşıyla ayrıldık. O gün onun " İnşallah bir şey olur,kendileri bile anlamadan ne olduğunu hemen ayrılırlar" diye dua ettiğini sonradan öğrendim.
Gerçekten de ne olduğunu biz bile çözememiştik aslında. Sonra hayırlısı buymuş dedik.
Birkaç gün sonra seni çok seviyorum nidalarıyla uyandım işi. Şaka değildi, hayal de değildi. Oydu, karşımdaydı ve seni seviyorum diyordu.
Yine umursamadım.
Ne olacaktı ki en fazla? Söyleyip söyleyip susacaktı.
Sonra akşamları senin için ağlıyor mesajları gelmeye başladı arkadaşlarımdan. Bir konser akşamı her birlikte kaldıkları evde uykusunda adımı sayıkladığını öğrendim.
Sonra değişimini izledim. Konuşmalarında artık eskisi gibi olmadığını hatta konuşmadığını..
Günlerce her gece beni çok sevdiğini söyledi bende her gece olmazlarımı sıraladım.
O ilk diyordu. Ben geçer diyordum. O başkası olmaz diyordu ben gülüyordum.
Zaman böyle geçti işte..
Sonra ne mi oldu ? Bir gün kafasını duvara vurduğunu öğrendim. Sonra bir gün arabanın altına atlamaya çalıştığını. İnanmadım. Bilöftü.
Ta ki.. Dün gece en çok güvendiğim kız arkadaşlarımdan birisi onu o halde gördüğünü söyleyene kadar..
Peki şimdi ne olacak diye düşünüyorum saatlerdir..
Umursamadın kızım, sallamadın bile, güldün geçtin hep. Ya tutmasalardı peki onu orda.. Ne olacaktı ? Bütün ömrün boyunca vicdan azabıyla nasıl yaşayacaktın?
Durmuyor ki yine sorular kafamda..
Böyle birine olmayacağını nasıl anlatacağım?
Hem de aylarca 'yine' yüz yüze bakacakken.
O ben senden başka bir yere bakmam derken..
Seni başkasıyla görürsem ölürüm derken..
Ne olursa olsun bekleyeceğim derken..
Ve neredeyse bütün arkadaşlarım sürekli olayın ciddiyetinde misin ? Ne yapmayı düşünüyorsun? Derlerken..
Ve en önemlisi ben hiç alakasız birine takılıp kalmışken.. Ne yapacağım ?
Keşke diyorum o yine eskisi gibi olsa. Kavga etsek.. Sadece kendi düşüncelerini savunsa.. İnsanları kırsa yine ama şimdiki gibi olmasa.. Susmasa, konuşsa.. Her gözlerine baktığımda gözlerinin doluşunu izlemesem.. Gülsek yine hep gülsek, hatta sadece gülsek.. Biz onunla dalga geçsek.. Ama benim yüzümden acı çektiğini bilmesem..
Kimse ne olacak şimdi, ne yapmayı düşünüyorsun ? Diye mesaj atmasa. Benim kafam rahat olsa. O başkasıyla görürsem seni ölürüm dediği için ben kendimi durdurmasam. Hala umursamıyor olsam..
Keşke gerçekten bu kadar ciddi olmasa..

4 yorum:

  1. Ben onun gözünden bakıyorum bu olaya ve hiç yabancı gelmiyor bu durum bana. Bi dene derim.

    YanıtlaSil
  2. En ufak bir şey hissetseydim denerdim belki de.. Ama hissizlik en kötü histen bile daha kötü sanırım.. :/

    YanıtlaSil
  3. Tamam deme bişey bana. Aynı şeyleri söylüyorsun çünkü. Aynı Oklar saplanıyor yüreğime . Vazgeçmek o kadar zor ki . Bi gün buna cesaret ettiğinde rüyalar devreye girer. Bu gece gördüğüm gibi rüyalar.

    YanıtlaSil
  4. Acı yaşattığımız kadar da yaşıyoruz sanırım. Birine acı çektirdiğini bilerek yaşamak çok zor.. Oradan rahatmışız gibi görülebiliriz biz karşı taraflar ama olaylar ciddileşince gerçekten zor..

    YanıtlaSil