26 Haziran 2011 Pazar

24 Haziran 2011 Cuma

İyl kim? Kötü kim ?

İyilik bize göre nedir? Kim iyidir ? İyi olan insan nasıl anlanır ?
Bir insan kimine göre çok iyiyken kimine göre nasıl çok kötü olabilir ki. Böyle bir sonuçta şöyle bir şey çıkıyor ortaya; Bize iyilik yapan, güzel davranan bize göre iyidir. Peki başkalarına karşı davranışları ne oluyor? Yani demek istediğim şu ; Bizler bir insanın iyi olup olmadığını sadece bize yaptıklarıyla mı ölçüyoruz yoksa çevreye de yaptıklarıyla mı.Eğer ilkine göreyse o zaman yine insan oğlunun bencilliği çıkıyor ortaya. Değilse içimiz rahat olsun.
Peki kötü insan kimdir, nedir? Bana kötülük yapmış bir insana bir tek ben mi kötü derim başkaları da der mi. Hadi diyelim ki bir tek ben dedim bir şey değişir mi?
Bir de tek bir konuya mı insana iyi ya da kötü denir, yoksa birkaç konuya göre. Konu ölçütüne göre de değişir tabi ama..
Çözemiyorum. Benim iyilik kahramanım bazen başkasına göre kötülük abidesi oluyor.
Yok abi çıkamayacağım bu konudan ben. Birisinin açıklaması lazım.

22 Haziran 2011 Çarşamba

Her gece uyumadan hemen önce buraya yazacak bir sürü şey geliyor aklıma.
Hatta kafamda taslağını bile oluşturuyorum.
Her sabah kalktığımdada da unutuyorum.

20 Haziran 2011 Pazartesi

Son bir haftam çok güzel geçti.
Sınavdan iki gün önce Umay'la deli gibi sigara içecek yer aradık.Gece saçma sapan fotoğraflar çektik.Eğlendik yani.
Karne günü sandaldan düşmekten son anda kurtulduk mesela. T'yle A'nın ben kullanıcan ben kullanıcam sözleri. Tuzlu suyla karışık saçlarımızda U'un dövme koleksiyonuna bakışımız. Sonra U'yla arkadaşına sahilin bir başından diğer başına yemek taşımamız. Sonra eve y,ne geç gelip babamdan azar işitmem. Ha bir de dövmeci tezgahında kumpir yerken milletin bize ters ters bakması var tabi.
Sınav günü.. Sınav kötü geçti ama eve geldikten sonra tam uyuyacakken T'nin arayıp gel hadi Y ablalarlayız takılırız dedi. Araba kiralamışlaar ohh. Y ablalar bizim elmalı nargilemizi kıskandılar. Biz demiştik onlara çilekliden daha güzel diye ama dinlemediler. Tabi nargile içerken Güneş tam arkamızda olunca baya baş dönmesiyle uğraştık. Üstüne bir de çarpışan otolara binelim diye tutturunca iyice başımız döndü.6 kız 3 araba tek başına gelmiş bi "abaza"yı sıkıştırdık. En son çocuk arkasına çarptığında ah diye bir ses geldi. Çarpışan otolardan sonra arabayı kullanan abla etkisinde kaldığı için öndeki çöp tenekesine çarptık. Sonra mal mal güldük falan. Sınavın stresini de atmış olduk bu sayede. Yalnız ben fark ettim ki çarpışan otoyu kullanamıyorum yahu. Allah'tan T vardı da ikimiz yaptık bir şeyler.
Ha bu arada dershaneye gitmekten vazgeçtim yine. Sözelim lan ben dershanede ne işim var dedim kendi kendime.İnternetten çalışacağım yine.Öyle sabah sabah dersheneydi etütdü gelemem öyle şeylere. Kaldı ki ben evde bir buçuk ay kadar çalışıp sınıftaki bütün dershaneye giden arkadaşlarımı sollamış biriyim. Aynı şeyi bir sene boyunca yaparsam rahat rahaat kazanırım güveniyorum olum kendime. ( hava attım biraz) Ama bir sene eve kapanacağım yapacak bir şey yok. Sonra da artık neresi tutarsa oraya.
Okulu çok özlerim diyordum ama şu anda zerre kadar özlemiyorum. Hatta her sabah kalktığımda oh be diyorum yani. Ne stresmiş o be. Aman kafam rahatladı valla.
Neyse gideyim artık sıcak oldu burası.

*Hala başım dönüyor lan.

18 Haziran 2011 Cumartesi

Sınava saatler kaldı.
Ben bu sefer gerçekten hiç ama hiç çalışmadım.
Şu anda bir Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi sorusu sorsanız bilmem.
Bir de hocalarım okulda alanlardaki en yüksek puanı yaptım diye benimle övünmüşlerdi.
Allah'tan okul bitti :D
Bir de dershaneye falan da gitmedim. Tekrar falan da yok yani.
En azından orada hiçbir şey yapmasan da hocaların anlattıkları tekrar hafızana giriyor.
Tabi böyle diyorum da bu sene kazanmazsam dershaneye gidecek miyim.
Valla hiç düşünmüyorum. Zorla test çözdürüyorlar , etüt falan. Aman kalsın :D
Seneyenin planını da yaptığıma göre artık gidebilirimm.
Hadi çüs.

13 Haziran 2011 Pazartesi

Kafam rahatladı.

Lise bittiii..
İnsan ilk başta acayip bir boşluğa düşüyor. Kep attıktan hemen sonra amma çok ağladım. Valla insan bir garip oluyor ama. Çünkü dört sene bitmiyor aslında on iki sene bitiyor. E öyle olunca insan haliyle garip oluyor.
Çok garipti o gün.Herkesten hellallik istedim. Zaten hep diyordum ne olursa olsun herkesten isteyeceğim diye. yaptım da içim aşırı rahat o konuda. Ağlarken, hiç ummadığım birine sarılıp ağladım. O da hiç ummadığım şekilde sarıldı. tamam geçti her şey dedi ben sakinleşene kadar da bırakmadı. Konuştuk sonra biraz. Neyse iyi ayrıldık onunla. Tabi son gün hiç ona sarılıp ağlayacağım aklıma gelmezdi. hele onun bana öyle karşılık vereceği..
Gece evinde kaldığım kız arkadşımla birlikte dışarıda , kimsenin olmadığı sokaklarda kaç tane sigara içtiğimizi sayamadım bile. İlk değildi ama o da rahatlattı. İyi geldi yani.
Şimdi ne olacak? Şu aralar evdeyim. En azından sınav bitene kadar. Sonra yaparım bir şeyler. Ramazan 'da İznik'e gideceğim . Canım isterse ondan önce de İstanbul'a giderim. Ya da hiçbir yere gitmem belli olmaz.
Tabi daha sınav vaar.. Çalışmadığım için gayet boş bir kafatla gireceğim sınava. İznik'ten geldikten sonra kış boyunca çalışırım artık. Dershaneye gidip gitmeme konusunda kararsızım hala. Hiç istemiyorum aslında ama bakalım.. Ygs'ye bir buçuk ay çalışıp o kadar puan yapabiliyorsam, Bir kış boyunca çalışıp istediğim yere rahatlıkla yerleşirim kendime güveniyorum ama aynı tempoda çalışmam lazım .. Ama dershane'ye gerçekten gitmek istemiyorum. Gitmem belki o yüzden belli olmaz. Diyorum ya canım nasıl isterse..
Öf Cuma günü yine gideceğim okula. Yeter bee. Onu da istemiyorum ama işte.
Kafam çok rahatladı ama blog gerçekten. Gerçi o iki günün yorgunluğu daha yeni attım ( yemek, mezuniyet) ama attım sonuçta.
Yemek dedim de. Oda çok güzel geçti. Sınıf hocamızla karşılıklı oynadık falan. Bütün gece oynadık, dans ettik zaten.
Oh bee. Bitti yani. Resmen bitti. Bir sene sonra da Allah izin verirse bu kız kaçar zaten.
Hadi şimdilik hoşça kal blog. Gene gelirim ben bir ara.
Oha kaç saat uyuduğumu kestiremedim.
Hayatımın yarısı uyumakla geçiyor lan.

12 Haziran 2011 Pazar

8 Haziran 2011 Çarşamba

Son.

Yemekti, mezuniyetti geçiyor bu hafta ve okul bitiyor !
Okulun bitmesine hem üzülüyorum( ne olursa olsun anılarımız, hatıralarımız var ) hem de zil takıp oynamak geliyor içimden.
Yorgunum çünkü. Derslerden, sınavlardan , olaylardan bıktım. Birileri için haksız olmaktan birileri için haklı olmaktan..
İnsanlar sadece kendilerinin bir şeylere kırıldığını zannediyorlar hep. Bir tek kendileri küçük ayrıntılara takılıyorlar.
Aslında benim de çok kırılmışlıklarım var. Çok üstünü kapatıp "aman be boş ver son anlarda değmez " dediğim noktalar var. Çünkü gerçekten değmez. Ne olursa olsun son anda kimsenin kalbini kırmam, kıramam da zaten. Sonra yine ben pişman olurum. O yüzden bırakıyorum dursunlar kenarlarda, umarım bir gün hepsi toplanıp karşıma çıkmazlar.
Kişisel yaşadığım durumlarda bile başkaları çıkıp karşıma hiddetle yargıladı mesela.Bilmedikleri çok fazla şey olmasına rağmen. Yine de bir şey demedim. Anlatsam belki de herkes hak verecek ama diyorum ya son anda böyle şeylere kalkışmaya gerek yok. Çünkü bir şey öğrendim. İnsanlar için haklı birisi vardır. Siz ne söylerseniz söyleyin o haklıdır. Aslında belki ben de de suç var. Anlatmam gerekirdi bazı şeyleri. Kendimi haklı çıkarmak için değil, herkes her şeyi bilsin diye.
Dedim ya kırdım belki insanları, incittim ama ben de kırıldım.
Her neyse öyle ya da böyle bitiyor bu okul. Umarım herkes istediği yerlere girer okul, iş olarak.
Ve inşallah gelip buraya 4 senelik (hadi kaldım diyelim) 5 senelik üniversite hayatımda olanları anlatacağım bir yazı da yazarım.
(tabi önce üniversiteyi kazanmam lazım :) )

6 Haziran 2011 Pazartesi

3 Haziran 2011 Cuma

Hayat değişir.

12 Mart mıı !!
Bugün 3 Haziran.
Ne kadar uzun zaman olmuş buralara uğramayalıı.
Ne oldu da uğramadım ? Bir tumblr açtım oraya bir, iki kelime yazıyordum o yüzden burayı ihmal ettim.
Affet blog.
Senin yerin ayrı biliyorum.. Zaten senin gibi de olmadı o.. Her neyse..
Neler oldu bu süreçte?
Ohoo neler olmadı ki.. Hangisinden başlayayım..
YGS'ye girdik. Güzel geçti. Puanım da düşük değil ama LYS'ye hiç mi hiç çalışmadığım için bu sene burdayım yine blog. İçin rahat olsuun.
Neler yaşadım 3 ayda be.
Tartışmalar, kavgalar..
İnsanlarla küstüm, insanlarla barıştım..
Ne olaylar oldu ne olaylar..
Her iki taraf da haklıydık bir yandan her iki taraf da haksız..
Üzüldüm,ağladımm..
Sonra kendime geldim.
Başka türlü şeyler de oldu.
Kendi içimde kavga ettik hep bu sırada.
Can acısı neymiş anladım. Uyurken nefes alamamak , nefes alırken sanki veremeyecekmiş gibi olmak neymiş öğrendim.
Yaşadığım her günden bir ders çıkardım. Her gün ders verdim.
Çok şey oldu be blog.
Bu arada lise de bitti tabi. Okul defteri kapandı. (üniversiteye gidene kadar tabi)
Yakında mezuniyet törenimiz var.
Sanki su gibi geçti 4 sene..
4 sene be!
Nereye gittin zaman ??
Bu senenin başında okuldan ayrılacağım için deli gibi üzülüyordum ama şu anda okuldan nefret eder duruma geldim. Hep diyordum üzülmesem diye. Al üzülmüyorum!
 Unutmam gerekenleri unuttum bunlarla uğraşırken.
A bu arada bir aralar en yakın arkadaşım olan bir kız eski sevgilimle çıktı.
Ona da canım yandı. Ama o çok uzun sürmedi.
Güldüm hep sonra onu görünce.
O da geçti.
Yine olgunlaştım. Dedim ya her gün yeni bir şey öğrendim.
Şimdi genelde derdim mezuniyette hangi elbisenin altına hangi ayakkabıyı giysem falan.. Çok önemli şeyler değil.
Çünkü çok fazla bir şeyi umursamıyorum artık.. Umursayamıyorum yani..
Bir yerden sonra insanın kafası kaldırmıyor biliyor musun..
Ama bu sene bu okul dönemi çok boktandı.
Hadi bitsin artık.
Ben de geleyim buraya habire yazı yazayım artık işte.
Gidemiyorum ya nasıl olsa.
Ama ihmal etmem seni artık blog.
Bekle beni yine geleceğim.