25 Kasım 2012 Pazar

20 Kasım 2012 Salı

Değişim gelişimdir.

İnsan değişiyor, çok değişiyor.
Hayat o kadar güzel öğretiyor ki olgunlaşmayı, dönüp kendine baktığında kim olmuşum diyebiliyorsun.
İyi ki benim, iyi ki böyleyim.
İyi ki kendim olmayı biliyorum.

19 Eylül 2012 Çarşamba

19 09 2012

Kamilleeeeeeeerr..
Yine ben geldim.
Zaten burası benim blogum olduğuna göre başkasını bekleyemezsiniz neyse.
Son 3 günüm. Bolu beni bekler.
Benim bir özelliğim var. Bunu önceden söylemişmiydim bilmiyorum..
Ben bir şeyi kafama takarım.
Gece gündüz onu düşünürüm.
Bazen 2 gün, bazen 5 bazen 1 hafta nadiren 10 güne de çıkabilir bu.
Uyumayla uyanıklık arasında bir yer varya heh işte orda bile hep onu konuyu düşünürüm. Hep uyumak isterim. uyuyunca o konudan kaçacağımı sanırım çünkü. Yataktan çıkmak istemem. Çok başım ağrır benim böyle zamanlarda. İştahım kesilir. Başımı sıkıştırıyorlarmış gibi hissederim. Çok düşünürüm çok fazla. Böyle zamanlarım olur. Bu zamanların ardından da "amaaaan uzattın be kızım" dediğim zamanlar olur.
Şu anda kırmızıyla yazmış olduğum kısımdayım . (Tekrar yazmaya üşendim )
Her bu moda girdiğimde insanoğlunun çok bencil olduğunu anlıyorum.
Mesela bir yakınımız hasta olsun. Deriz ki "iyileşsin de başka bir şey istemiyorum"
Üniversiteyi kazanmak isteriz. "kazanayım da başka bir şey istemiyorum. "
Sevgilimiz bize gelsin isteriz. " gelsin de başka bir şey istemiyorum"
YALANCI insanoğlu.
Hep istiyoruz biraz daha biraz daha.
Bi yetin lan bi yetin. Nerdeee.
Neyse ya nereye geldim yine.
Son senem baya karışık geçti. 2.ci aşkımı da yaşadım gidiyorum.
He birde ben aşıkken çok salak ve depresif oluyorum. Gerçi kim olmuyor ki.
Gideyim de Bolu'nun soğuğu beni kendime getirsin.

Bir de gelecekteki sevgilime sesleniyorum !!
Bir zahmet eski sevgilini unutmuş ol.
Etrafında öyle çok fazla kız arkadaşın olmasın.
Çapkınlığında benden sonra bitsin bi zahmet.
En önemlisi de dengeli ol.
Uğraşamam yani.
Hadi öptüm.

17 Eylül 2012 Pazartesi

Yaşa yaşa unut, yaşa yaşa unut..
Bu duyguyu bir daha yaşatanın ağzına sıçarım !

Pazar gidiyorum bu arada.

13 Eylül 2012 Perşembe

Son.

Dün son yazımı yazdıktan birkaç saat sonra mesaj geldi. Tam da kamilleeer diye bağıran Orço'yu izliyorum.
Bu arada evet ben Muhteşem Yüzyıl'ı izlemiyorum. Sıkılıyorum ya izlerken. Orço iyidir.
Neyse mesaj geldi " bebem dışarı çıkabilir misin" diye.
Saate baktım saat 21.00.
Çıkarım da üşeniyorum. Neyse çıkarım dedim.
4 kişi takıldık yine gece.
O'nu sanırım son görüşümdü.
Zaten dün gece gitmesem bugün gidicektim iyi oldu. Son kez görmek istiyordum yoksa içimde kalacaktı.
Biraz içtik. Çimlerde oturduk. Sarıldım ona, o da sarıldı. O baya içti ama sarhoş olmadı. Aslında ben onun sarhoş halini çok seviyorum ama olmadı.
Sonra tekrar arabaya bindik. Arka koltuk tabi ki bizimdi. Elimi tuttu, öptü, sarıldık yine.
Arabadan inmemek için sürekli kullanan arkadaşı oyaladık.
Sevgili değildik ama arkadaşlığında yanından geçmiyorduk o anda.
Elleri ellemdeyken arkadaşım diye kendimi kandramazdım zaten. Şu anda da hiçbir şey değiliz.
Ama içim rahat.
Hep son kez sarılmak istiyordum. Fazlası da oldu.
İyi ki oldu.
Yolumuz açık olsun..

12 Eylül 2012 Çarşamba

bir ilişki düşünün.
Tam 5 kere baştan alınmış.
5 kere umut bağlanmış.
Seni seviyorumlarla başlayıp ben yapamıyorumlarla biten.
Deli gibi sevdiğinizi düşünün.
Her seferinde bu sefer oldu diyerek başladığınız, giderek sizi umursamamaya başladığı hatta yokmuşsunuz gibi davrandığı bir ilişki.
Sizsiz yapamadığını bilin, sizinle yapamadığını da.
Sizi sevdiğini bilin ama önceden çok aşık olduğu birisi olduğunu da..
Hayatındanızından sizi rahatlatmak için çıkmaya çalıştığını ama çıkamayışını, sizin de onu çıkaramayışınızı..
Yaptığı tüm hataları bildiğini de bilin.
Ayrılıkların arasında da birgün tam yine benim olacak derken facebook, twitter hesabında başka birinden bahsettiğini de görün ama.
Yanına gittiğinde dokunmamak için kendinizi zor tutun ama dokunamayın.
Yanından her ayrılışınızda neden sizden uzaklaştığını düşünün günlerce ama bulamayın.
Çok geçerli sebepleri olsun sonra neden böyle olduğu hakkında.
Sebepler geçerli de, hayal kırıklıklarınız gelmez mi aklınıza?
Sizi yok gibi gördüğü zamanlar gelmez mi ?
Sol tarafınızdaki o kırık kalp ne olacak şimdi ?
Yeniden dediğinde, yaşadığınız hayal kırıklıkları, üzüntüler, kırgınlıklar gelmez mi aklınıza ?
Sevdiğiniz ?
O gelmesin işte.
Gelse de yenilmeyin işte.

Phoebe*

10 Eylül 2012 Pazartesi

İrade.

"Seni istiyorum" dediğinde içim gide gide hayır dediğimde anladım artık irademe yenilmediğimi.
Vereceğim cevabın sonunda her şeyin biteceğini bile bile.
Son kez kokusunu içime çekecek şansı kaybedeceğimi bilerek.
Ama dedim. Hayır dedim.
Bir daha aynı sonu yaşamamak, tam onun olduğumu zannederken birdenbire yok olmamak için.
İşte irade.

Phoebe*

1 Eylül 2012 Cumartesi

Yaşamsüremizkısalıyor.

Çok az kaldı.
Ciddi ciddi gidiyorum lan.
Ülkenin en soğuk şehirlerinden birisine gitmesem iyiydi ama bilerek, isteye isteye yazdım. Bolu olsun diye başa yazdım resmen. Neyse.
Üniversiteye kaydolmak çok zormuş blogcum.
Vallahi hiç öyle gece gündüz ders çalışan bi öğrenci olmadım. Hatta bu sene bile sıkıldığım an amaan yeter deyip bırakıyordum ama bu üniversiteye kaydolmak varya bence gece gündüz ders çalışmaktan da zordur.
Ders çalışmakta ne var ki ? Oturuyorsun evinde, bi tarafını yaya yayaaa çalışıyorsun. Karnın acıkıyor kalkıp yemek yiyorsun felan. Yok abi bu kayıt işi gibi değil valla.
Ay bir sürü şey alıyorsun kayıt olurken. Posta pulu bile aldım lan ! Bildiğin posta pulu yani.
Sonra başka şehirde okuyacaksın tabi duş lifinden terliğine, tarağından tırnak makasına kadar her şeyi götürüyorsun.
Bir de para meselesi var. Şimdiden düşündüm yola şu kadar versem yemeğe şu kadar gitse felan diye. Allah'tan arkadaşlarım var da Bolu'da az buçuk şu şu kadar bu bu kadar diyorlar.
Gerçi harcım yok Allah'tan. 1 .Öğretimim de ehe :) ama bu 2. öğretimler yazık olmuş. Yazık lan tamam onların harçlarından hocaların ek mesai yaptıkları için ücretleri ödeniyormuş ama indirin bari biraz yani. Hadi birkaç saat fazla uyuyayım diye 2. öğretim yazanlara demiyorum da bunun çalışmak için 2. öğretim yazanı var, mecbur kaldığı için yazanı var yazık lan yani .Ayıp aa. En kısa zaman indirim gelir inşallah.
Oy hepimizi bir telaş aldı gidiyor valla. Herkeste yine bir stres bir bi şeyler. Sınav öncesi stresi, sınav stresi, sınav sonrası stresi, yerleşme stresi, kayıt stresi. Yakında da vizeydi finali stresi. Bunlar sadede okulla ilgili olanlar. Bunun aşkı var,evliliği var. Var da var yani.. Bu milletin ortalama yaşam süresi kısalıyor demedi demeyin.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Bazı insanlar ne kadar da ;
"Gördüğüne aşık görmediğine bulaşık."

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Kıvırcık erkek krizi. 
Ben girdim.

23 Ağustos 2012 Perşembe

Küçük bir özet geçmek istedim.

Bu bayramı ben çok  sevdim.
Tam da ya anne anlatma şu eski bayramları ben de bayram sevinci felan yok diye gezerken bayram olduğunu anladımm.
Zaten bir gün önce üniversite sınav sonuçlarıyla bayram benim için başladı.
Gece saat bilmem kaç arkadaşlarımla takılıyoruz telefonuma mesaj geldi " kuzen sınav sonuçları açıklanmış diye" o anda ben bir yandan kuzenimi arayacak telefon arıyorum, (arabadayım çünkü nete giremiyorum ) bir yandan da Abant desin İzzet Baysal desin diye söyleniyorum. Yanımda da ilk okul arkadaşımla sevgilisi halime gülüyorlar. Neyse aradım kuzenimi. Baksana benimkine de dedim. O anda aklımdan bir ton şey geçiyor tabii. Bolu'ya gidiyosun lan dedi. Tamam hadi görüşürüz dedim kapadım kızın yüzüne. Bir an şok geçirdim sanırım sonra tekrar aradım. Ne dedin neee ! diye bağırdım tekrar söyledi. Sonra onunla konuştuk, güldük eğlendik felan. Kapadım telefonu. O dakikadan sonra Allaaahh susmadı telefon. Arkadaşlarım arıyorlar tek tek neresi neresii ! diye. Hepsine söylüyorum hadi hayırlısı olsun, oldu istediğin felan diyolar. Telefonum o gece şey telefonuna döndü ama resmen. Sonra takıldık biraz daha eve geldim. Annemi aramış herkes neresi diye. Bi geldim annem de akrabalarla konuşuyor şurası oldu felan .. Ay dedim ne çok bekleyen varmış benim sonucumu. Gelen mesajları saymıyorum bile. Neyse o konuda bir rahatladım .. Şimdi kayıt işleri var işte. Allah'tan arkadaşım da var Bolu'da rahatım. O' da İzmir'e gidiyor.. Konuştuk ettik baya biraz burkulduk gibi ama toparlandık sonra, hayat :)
Sonra bayramın birinci günü ilk okuldan arkadaşım geldi. O da İzmir'de fen bilgisi okuyor. Oturduk uzun uzuun neler yapılacak felan onları anlattı. İyi dedim bilgilendim oh. Onun birinci senesi bitti tecrübeli sonuçta.
İkinci gün de biz çıktık bayramlaşmaya birkaç yere. Gelirken yine dünkü arkadaşımla karşılaştık, onlara gittik. Yine aynı muhabbetler felan. Gündemimiz de üniversite var anlayacağınız.
Üçüncü gün hiç beklemezken kuzenlerim, ananemler, teyzemler felan geldi. Teyzemler geç gelmişler ama İstanbul trafiği malüm ben göremedim. Gece için arkaşlarıma söz vermiştim gittim. 4 kişi bütün gece takıldık.
Bu arada benim kötü bir huyum var. Aşıkken aşık olduğumu, aşık değilken aşık olmadığımı çok belli ediyorum sanırım. Bittikten sonra da ağızıyla kuş tutsalar yaranamıyorlar artık. Bazen arkadaş kalmak gerekiyor. Yani aslında eski sevgiliden kesinlikle arkadaş olmuyor o kadar yaşanmışlık var sonuçta ama tamamen birbirinizin hayatından da çıkamıyorsanız eğer, öyle gibi kalmaya devam ediyorsunuz. Tabi sadece gibi kısmıyla oluyor bu. Arada bir insanın kafası karışıp "kimle mesajlaşıyorsun sen ? ! " diye bir soru duyabiliyorsunuz. Alışkanlıklar geçmez. 
Neyse işte mutlu mesut takılıyoruz böyle. Allah bozmasıın. Amin.
Garip bir huyum var.
Sadece yanımdakileri özlüyorum.

19 Ağustos 2012 Pazar

Biz ne insanlar gördük yapmam dediği her şeyi yapan.
Eyy gidi eyyyy :)

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Senelerdir öğretmenlik diye diyee milletin başının etini yedim.
Tamamdır işte öğretmen oluyorum ben (:

O da istediği bölümü kazandı, şehirlerimizin arasında yaklaşık 12 saat var.
Başka türlü unutamayacaktım zaten sanırım.

Allah karşıma öyle birini çıkarsın ki bundan sonra,ikimiz de çok sevelim birbirimizi, çook..
Ve mümkünse kısa sürede çıksın o kişi de (:

17 Ağustos 2012 Cuma

Eski sevgili, ÖSYM.

Sanırım 1,5 senedir onu takmayan kız arkadaşı O'na dönmeye çalışıyor.
Şimdi kendimi kandırmaktan vazgeçip onun da hala kıza karşı bir şeyler hissettiğini bildiğime göre cenazem yakındır demektir.
Şaka şaka o kadar kötü değil.
Ama insana kötü gelen bir sene boyunca yaşadıklarının bomboş gelmesi.
Bir sene boyunca bir hayaletle yaşadığınızı düşünün.
Karşındakinde size karşı hiçbir şey yok değil ama o da o kadar derinine işlemiş ki, hafızasından çıkmıyor, bunu biliyorsunuz.
Bunu bile bile nasıl katlanmışım diyorum.
Neyse hayırlısı olsun yine ne diyeyim.
Ama sanırım onun hayatından çıkma vaktim geldi, o çıkaramıyorsa artık ben çıkacağım..

Bu ÖSYM'de sonuçları artık açıklamazsa kriz geçireceğim burada.
Neyse dışarı çıkayım biraz bari..

17 Ağustos 1999

6 yaşındaydım merkezinde depremi yaşadığımda.
13 sene geçti aradan hala karşımızdaki yıkılan bina, o çığlıklar, o koku.. Çıkmaz aklımdan.
Ben Allah'a şükür hiçbir yakınımı kaybetmedim depremde ama o zamanlar o yaşta kaybedenlerin acısını hissetmiştim içimde.
Bir abi vardı annesini arıyordu, askerden gelmiş. Çarşafa dönmüş binanın  etrafında döndü defalarca bulmak için, bulamadı.
Bir el vardı üst üste yıkılan katların arasında.. Anneme benim için 'görmesin' dediklerinde çoktan dikmiştim gözümü ben o el'e.
Karşı binadaki o şen şakrak abla hiç ölmez sanmıştım ben o da kalmış ağır betonların altında..
Depremden bir hafta sonra eve eşya almak için geldiğimzde hala sarı maskeli amcalar, ablalar, abiler enkazların altına bakıyorlardı ve o koku..
Çok şey var hafızamda o geceyle ilgili. Kesik kesik ama çok fazla şey.
Sonra çadırlarda yaşadık birkaç ay. İlk okulum çadırdı benim. Kaçardım hep koyu renkli kumaşları sevmezdim. İçerisi karanlıktı, giremezdim içeri.

Allah rahmet eylesin. Ben unutmadım, biz unutmadık, Türkiye unutmadı biliyorum.
Allah bir daha yaşatmasın.. 

16 Ağustos 2012 Perşembe

Carpe Diem.

Çok fazla hayal kurma.
Gelecekle ilgili çok plan yapma.
Sev ama bağlanma.
Bağlanırsan da belli etme.
Bil ki o olmadan da devam edebileceksin.

Çok yazıyorum bu ara. Niye böyle oldu bilmiyorum.. 

Hoşveda.

Veda hayattayken edilmez ki. 
Tam ettiğini sanarken bir yerden bir şarkı çalar bir anı çıkar.
Veda edilmez.
Hem de dünya bu kadar küçükken.
Veda hoşçakal saklar içerisinde.
Tekrar karşılaştığında iyi bulabilmek adına.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

!!!

TERCİH SONUÇLARI AÇIKLANSIN ARTIK

Değişmişim

Siyahı sevmezdim ben.
Dert dinlemeyi severdim.
Kar'ı çok sevmezdm.
İnsanları severdim.
Silmeyi sevmezdim, insan silmeyi..
Şimdi  bakıyorum her şey tersine dönmüş.
Her şey.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Hep çok sevdiğim halde, işime gelmeyince çekip gidecek kadar güçlü olmak istedim.
Oldum da.
Ama o bir şekilde geri döndü ve giden o oldu.
Sonra yine ben sonra yine o felan filan işte.
Sonu ne mi ?
Yorgunluk.
Çok yorgunluk..

12 Ağustos 2012 Pazar

Kendi yapamayıp beni sil engelle n'olur diyen biri var hayatımda.
Biliyorum ki bir gün dönmemeyi öğrenebildiğinde her şey daha kolay olacak.

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Yeni fark ettik.
Bu şarkı  baştan aşağıya bizi anlatıyormuş.

7 Ağustos 2012 Salı

Birisini anlattığım zaman hep farklı bir blog açarım..
Onu anlatırım anlatırım sonra o blogu kapatırım. Anlatacak bir şey kalmaz çünkü artık.
Yine aynı şeyi yaptım.

Anlayacağın seni de aldattım blog. 

Uzun zamandır aklıma ne eserse onu yaparak yaşıyorum.
Belki 1 senedir belki de daha fazla.
Mutlu muyum peki ? Evet oldukça.
Mutlu olmanın yolunu çözdüm çünkü.

Siktir et'i okuduysanız bilirsiniz.
"Herkesi mutlu edemezsiniz" diyor Parkin kitapta.
Ben önceden bunun tam tersini düşünürdüm.
Bknz:Pollyanna.
:)

Uzun zamandır bıraktım bu işleri.
Aşkı yaşadım dibine kadar, kimseye takılmadan.
Ağladım, ağlattım ama umursamadım.
Yaşadım her şeyi.
Yanıma kar kaldı.

Diyeceğim o ki ; Siz de umursamayın hiçbir şeyi. Aşık mı oldunuz? Gidin söyleyin. Yaşama şansınız varsa yaşayın en son anına kadar. Yaşama şansınız yoksa acısını çekin durduğunuz yerde. Ağlayın sızlayın ama sonra boşvermeyi bilin. İçinizde kalmasın ama aklınızda da kalmasın.

Anlatamadım pek sanırım, kafam karışık olduğunda anlatamam :) 


Neyse iyiyim ben yazayım dedim.
Umarım siz de iyisinizdir.
iyi kalın :)

27 Temmuz 2012 Cuma

Bir insanın nefesinde hayat buldunuz mu siz hiç? Ben buldum..

" Ne demişler aşk ilaçtır "

:))

21 Haziran 2012 Perşembe

Su ıslak, yer kuru.

Herkes uykusuz, herkes aşık, kimse unutamıyor, herkes darbe almış, herkes yorgun.
 Sürü psikolojisiyle yaşıyor herkes. Sürekli anlatıyorlar.
"Derdim var, uykum yok, sevgilimi özledim, en yakın arkadaşım beni sırtımdan vurdu, değer verdim değer görmedim, bu beni sildi" bilmem ne..
Dinlemiyorum kimseyi artık. Dinler gibi yaptığımda da peki sen ne yaptın ? Diye karşılık veriyorum.
Dönüp kendine bakmak aklına mı gelmiyor kimsenin ? Yoksa fazla mı egoistler ?
Her şeyi kendilerine yaptıklarının farkında değiller sadece (:
Herkes kendi göre melek. Kimsenin suçu yok .

Aranızda böyle düşünenler varsa bir kendinize gelin lütfen (:
Millet sizi bir çeker iki çeker. Fazla naz aşık usandırır arkadaşlar. Uğraştırmayın kendinizle, boşuna egoistlik yapmayın. Emin olun sizin için uğraşanlar , mutluluğunuz için çalışanlar bir yerden sonra yorulur ve sizi, tahmin edemeyeceğiniz şekilde bitirirler.
Kimse gökten zembille inmedi ve anneniz dışında da kimsenin çok da umurunda değilsiniz (:
Bilin istedim.

7 Haziran 2012 Perşembe

Bir mesaj ..

" Kendimi kandırabileceğimi sandım. Başkalarına baktığımda senin yüzünü unuturum diye düşündüm ama olmadı. Her gün dediğim son  cümle için lanet ettim kendime. Kime baksam seni gördüm yine ben. Seni takip ettim. Kime baktığına, kiminle konuştuğuna.. Her yerde seni takip ettim. Başkalarına baktım, başkalarıyla gezdim ama olmadı. Unutamadım anlatabildim mi ? Beni bir daha istemeyeceğini biliyorum ama hep mutlu ol. Kiminle olursan ol mutlu ol ve her zaman bu kalpte yerin olduğunu unutma. Ben şuan 'bizim yerimizdeyim' "

Sabah sabah bu mesajla uyandım. Tek gözle okumak zor oldu ama okudum. Cevap yazmadım. Çünkü cevap yazarsam nereye gidebileceğini biliyorum. En iyisi böyle dedim ama içimden bir yük kalkmadı değil.
İyi günler..

1 Haziran 2012 Cuma

Ben geldiiimm :)

Uzuuuun bir aradan sonra geri dönmüş bulunmaktayım, anlatacağım çok şey var da şimdilik vaktim yok. En uzun ilişkimi yaşadım onu anlatabilirim; ama şimdi gitmem lazım yine. Kısa bir süre sonra uzunnn uzuun görüşmek üzere blogcum. Hadin görüşürük :)