Hiçbir şey benim değil.
Ama her şey benim.
Gökyüzü benim, ağaçlar benim, çiçekler benim..
Benim işte.
23 Kasım 2013 Cumartesi
20 Kasım 2013 Çarşamba
Kadere olan inancım her gün biraz daha artıyor.
Hep zorlamak kendini diyorum, olacaklar zaten oluyor, olmayacaklar olmuyor.
Her şey benim elimde değil.
Çok film izliyorum, kitap okuyorum.
Çok gülüyorum ve çok şükrediyorum.
Sonuç olarak iyiyim yani.
Hep zorlamak kendini diyorum, olacaklar zaten oluyor, olmayacaklar olmuyor.
Her şey benim elimde değil.
Çok film izliyorum, kitap okuyorum.
Çok gülüyorum ve çok şükrediyorum.
Sonuç olarak iyiyim yani.
28 Ekim 2013 Pazartesi
okb,kaygı bozukluğu vs.
Bugün 28.10.2013.
Uzun zaman olmuş yazmayalı.
İnsanın hayatında ne kadar çok değişiyor..
Üniversitenin 2. senesindeyim.
Zaman hızlı geçiyor.
Değiştim.İnsanın hayatında değişmediği bir dönem var mı ? Merak ediyorum. Ya da ben mi sürekli değişim içindeyim.
Düşüncelerim, duygularım, hayata yaklaşımım daha farklı artık.Çok değil ama biraz. Biraz değişmeye de değişim deniyor değil mi ?
Eski sevgilim hayatımdan çıktıktan sonra, yalnızlığı tattım. Onun doldurduğu boşluktaki yalnızlığı mı yoksa hep olan bir şeyi bilmiyorum ama iliklerime kadar hissettim.Onunlayken de ondan sonra da çok şey yaşadım.Ama onu anlatacak kadar bile hayatımda istemiyorum artık.Bu kadarlık olsun onun özeti.
Her gün kendime yeni bir soru buldum cevaplamam gereken. Her gün kafama yeni bir şey taktım. Bu dönemde psikolojik rahatsızlıklarım günyüzüne çıktı. Ya da ben onların isimlerini yeni buldum. Okb, insan bağımlılığı, kaygı bozukluğu.. listede birkaç bir şey daha var. Psikoloji okuyan bir arkadaşım buldu bunları önce. Sonra onaylattık. Doğru çıktı. Öğrendikten sonra hiç psikoloğa gitmedim. Kendimin doktoru olmak istedim hep. Bunları ilk duyduğumda nasıl kahkaha attıysam söylerken de hala aynı kahkahayı atıyorum. Komik geliyor çünkü. Belki de kendimin farkına varmamın verdiği bir rahatlık çıkıyor. "Öyle diyorlar"
Çok fazla düşünmemeye çalışıyorum artık. Düşündükçe bir şey buluyorum olumsuz. Herkese hayatın olumlu yönlerini anlatırken ben nasıl buraya geldiğimi bilmiyorum ama korkmuyorum da. Ben yaptım çünkü hepsini. Ne diyordum düşünmek. Düşünmüyorum artık. Daha doğrusu düşünmemeye çalışıyorum.
Hayal kurmuyorum çok geleceğe dair.Olacak olan zaten olacak olmayacak olan da olmayacak diyorum. Kaderciliğim had safhaya ulaştı yani.
Daha çok kitap okuyorum, daha çok film izliyorum. Daha çok konuşuyorum, müzik dinliyorum. Daha realistim.
Hayattaki tek korkum ailemi kaybetmek artık. Annemi, babamı. (tek çocuğum ) . Büyüdükçe onlarla nasıl az vakit geçirdiğimi düşünüyorum, birlikte sahile gittiğimiz günleri düşünüyorum, alışveriş yaptığımız günleri,bayram sabahlarında kahvaltı yaptığımız günleri. Bazen annemin bize de vakit ayır dediğini hatırlıyorum. Zor hatırlıyorum ama yetmemiş diyorum, yetmiyor. İnsan büyüdükçe ve ailesinden farklı bir şehirde okudukça anlıyor bunları. Daha fazla zaman geçirmeliyim diyorum, arkadaşlarıma daha az aileme daha fazla zaman.Sonra korkuyorum o kadar vaktim var mı acaba diye.
En çok ilgilendiğim konu bu bugünlerde.
Ama farklıyım işte. Daha akışına bırakmış, daha rahat, daha çok gülen.
Unutmadan, bir kemanım var artık. 2 senedir istiyordum. Beni özel olarak gören birinden hediye geldi. İyi ki geldi.
Uzun zaman olmuş yazmayalı.
İnsanın hayatında ne kadar çok değişiyor..
Üniversitenin 2. senesindeyim.
Zaman hızlı geçiyor.
Değiştim.İnsanın hayatında değişmediği bir dönem var mı ? Merak ediyorum. Ya da ben mi sürekli değişim içindeyim.
Düşüncelerim, duygularım, hayata yaklaşımım daha farklı artık.Çok değil ama biraz. Biraz değişmeye de değişim deniyor değil mi ?
Eski sevgilim hayatımdan çıktıktan sonra, yalnızlığı tattım. Onun doldurduğu boşluktaki yalnızlığı mı yoksa hep olan bir şeyi bilmiyorum ama iliklerime kadar hissettim.Onunlayken de ondan sonra da çok şey yaşadım.Ama onu anlatacak kadar bile hayatımda istemiyorum artık.Bu kadarlık olsun onun özeti.
Her gün kendime yeni bir soru buldum cevaplamam gereken. Her gün kafama yeni bir şey taktım. Bu dönemde psikolojik rahatsızlıklarım günyüzüne çıktı. Ya da ben onların isimlerini yeni buldum. Okb, insan bağımlılığı, kaygı bozukluğu.. listede birkaç bir şey daha var. Psikoloji okuyan bir arkadaşım buldu bunları önce. Sonra onaylattık. Doğru çıktı. Öğrendikten sonra hiç psikoloğa gitmedim. Kendimin doktoru olmak istedim hep. Bunları ilk duyduğumda nasıl kahkaha attıysam söylerken de hala aynı kahkahayı atıyorum. Komik geliyor çünkü. Belki de kendimin farkına varmamın verdiği bir rahatlık çıkıyor. "Öyle diyorlar"
Çok fazla düşünmemeye çalışıyorum artık. Düşündükçe bir şey buluyorum olumsuz. Herkese hayatın olumlu yönlerini anlatırken ben nasıl buraya geldiğimi bilmiyorum ama korkmuyorum da. Ben yaptım çünkü hepsini. Ne diyordum düşünmek. Düşünmüyorum artık. Daha doğrusu düşünmemeye çalışıyorum.
Hayal kurmuyorum çok geleceğe dair.Olacak olan zaten olacak olmayacak olan da olmayacak diyorum. Kaderciliğim had safhaya ulaştı yani.
Daha çok kitap okuyorum, daha çok film izliyorum. Daha çok konuşuyorum, müzik dinliyorum. Daha realistim.
Hayattaki tek korkum ailemi kaybetmek artık. Annemi, babamı. (tek çocuğum ) . Büyüdükçe onlarla nasıl az vakit geçirdiğimi düşünüyorum, birlikte sahile gittiğimiz günleri düşünüyorum, alışveriş yaptığımız günleri,bayram sabahlarında kahvaltı yaptığımız günleri. Bazen annemin bize de vakit ayır dediğini hatırlıyorum. Zor hatırlıyorum ama yetmemiş diyorum, yetmiyor. İnsan büyüdükçe ve ailesinden farklı bir şehirde okudukça anlıyor bunları. Daha fazla zaman geçirmeliyim diyorum, arkadaşlarıma daha az aileme daha fazla zaman.Sonra korkuyorum o kadar vaktim var mı acaba diye.
En çok ilgilendiğim konu bu bugünlerde.
Ama farklıyım işte. Daha akışına bırakmış, daha rahat, daha çok gülen.
Unutmadan, bir kemanım var artık. 2 senedir istiyordum. Beni özel olarak gören birinden hediye geldi. İyi ki geldi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)