Kokulara aşığım ben.
Ve ses'e.
Güzel koku ve güzel bir ses birleşince,unutamam.
Unuttum diye yalan söylerim belki.
Kim dedi ki sana unutmuş diye.
Yalan söylemiş inanma.
Unutmadım ki.
Unutmaya yüz tutmuşken bir film hatırlatır , çıkarır seni.
Koyar yine önüme.
Kokunla sesin birleşince..
İşte birleşince..
Dilim varmıyor devamını söylemeye.
Belki de sana değil bu özlem.
Hissettirdiklerine.
Öyle ya. Belki yine benzer şeyleri hissetsem.
Takılır, giderim birisiyle.
Ama o birisi çıkmadan.
Anla be seni özlüyorum işte.
*Küçük bir öneri: "AŞK TESADÜFLERİ SEVER " filmini mutlaka izlemeye çalışın. Çok farklı şeyler hissettiriyor insana.
5 Şubat 2011 Cumartesi
Sadece birkaç dakika.
*Yoğun kan içeren bir yazıdır.
Mide bulantılarım yüzünden doktora gittim. Aslında ben psikolojik olduğunu gayet iyi biliyordum ama annemi ne yaptıysam inandıramadım. Yoğun istek üzerine ! İyi gidelim hadi dedim gittik. Ay demez olaydım ya. Doktor kan tahlili istedi. İyi dedim. Kan tahlili ne ya ben kaç kere kan tahlili yaptırdım. Dört tane tüp verince gözlerim büyüdü biraz tabi ama korkmam yani normalde tahlilden falan. Neyse gittim tahlil yaptıracağım kısıma. Bir tane stajer kız. Şu ana kadar defalarca kan aldırmama rağmen hiç duymadığım bir şey söyledi. "Damarların çok ince." İyi dedim ne yapalım. Hemşire sonuçta bu işi yapıyor. Kendimi teslim ettim. Sonra kız iğneyi tam dört farklı yere sokup çıkardı. "Damarı bulamadım" dedi. Haydaaa. Neyse sonra buldu. Ama bu seferde kanı alamadı. İğneyi çıkarttı. Kanayan yerden damlayan kanları o tüpe damlatıyor. Utanmasa azıcık kolunu sallar mısın diyecek yani. Damarım şişti . Dedim neden böyle oldu. "Bir şey olmaz , arada patlar öyle ! " Dedi. Ulan top mu patlatıyorsun. Damar be bu. Bastır şöyle düzelir dedi. Tamam dedim kalktım. Annemin yanına gitmemle , gözlerimin bulanıklaşması bir oldu. Yürüyorum ama hani böyle dizilerde bayılacak olan insan bayılmadan önce bir yer gösterirler ya. Her yer bulanık. Önümden geçen biri var görüyorum ama erkek mi, kadın mı, çocuk mu, yaşlı mı çözemiyorum. Birden sıcak bastı. Sonra da üşüdüm. Sonrasını hatırlamıyorum zaten. Bayılmışım. Orada görevli bir doktor gelmiş. Beni o oturak yerleri var ya oraya uzandırmış. Ayaklarımı da havaya dikmiş. Koltuğun tutunma yeri gibi olan yere. Bir şey koklatmış falan. Aslında ben oraları hatırlıyorum ama hatırlamıyorum garip bir şey. En net hatırladığım şey önümü göremiyorum dememdi sanırım. Neyse ki gözümü açtığımda iyiydim. O bulanıklık gitmişti. Neden oldu anlamadım hiç. Damarım şişince çok korktum ondan mıdırrr, tahlil istedikleri için açtım ondan mıdırr anlayamadım. Ama nasıl olduysa . İki dakika sonra falan da dudağımda bir yanma hissettim uçuk çıkmış. Artık vücudun birden ısınıp soğumasından mı yoksa korktum ondan mı anlamadım. Neyse ki hastahanede arkadaşımla karşılaştım. Onunda babası ameliyat olmuş. O sürekli gidip geldi yanıma. Bir de sınıftaki en yakın arkadaşıyla karşılaştım o da yanımızdaydı sürekli. Çünkü annem korktuğu için o anda panik yaptı. Valla hastahanelerden korkar oldum. Şimdi dişimi çektirmem lazım ama çok kanama oluyor yine bayılır mıyım deyip gidemiyorum. Allah kimseye yaşatmasın valla.
He sonuçta ne mi çıktı? Psikolojikmiş.. Ah anne beni dinleyeydin..
Mide bulantılarım yüzünden doktora gittim. Aslında ben psikolojik olduğunu gayet iyi biliyordum ama annemi ne yaptıysam inandıramadım. Yoğun istek üzerine ! İyi gidelim hadi dedim gittik. Ay demez olaydım ya. Doktor kan tahlili istedi. İyi dedim. Kan tahlili ne ya ben kaç kere kan tahlili yaptırdım. Dört tane tüp verince gözlerim büyüdü biraz tabi ama korkmam yani normalde tahlilden falan. Neyse gittim tahlil yaptıracağım kısıma. Bir tane stajer kız. Şu ana kadar defalarca kan aldırmama rağmen hiç duymadığım bir şey söyledi. "Damarların çok ince." İyi dedim ne yapalım. Hemşire sonuçta bu işi yapıyor. Kendimi teslim ettim. Sonra kız iğneyi tam dört farklı yere sokup çıkardı. "Damarı bulamadım" dedi. Haydaaa. Neyse sonra buldu. Ama bu seferde kanı alamadı. İğneyi çıkarttı. Kanayan yerden damlayan kanları o tüpe damlatıyor. Utanmasa azıcık kolunu sallar mısın diyecek yani. Damarım şişti . Dedim neden böyle oldu. "Bir şey olmaz , arada patlar öyle ! " Dedi. Ulan top mu patlatıyorsun. Damar be bu. Bastır şöyle düzelir dedi. Tamam dedim kalktım. Annemin yanına gitmemle , gözlerimin bulanıklaşması bir oldu. Yürüyorum ama hani böyle dizilerde bayılacak olan insan bayılmadan önce bir yer gösterirler ya. Her yer bulanık. Önümden geçen biri var görüyorum ama erkek mi, kadın mı, çocuk mu, yaşlı mı çözemiyorum. Birden sıcak bastı. Sonra da üşüdüm. Sonrasını hatırlamıyorum zaten. Bayılmışım. Orada görevli bir doktor gelmiş. Beni o oturak yerleri var ya oraya uzandırmış. Ayaklarımı da havaya dikmiş. Koltuğun tutunma yeri gibi olan yere. Bir şey koklatmış falan. Aslında ben oraları hatırlıyorum ama hatırlamıyorum garip bir şey. En net hatırladığım şey önümü göremiyorum dememdi sanırım. Neyse ki gözümü açtığımda iyiydim. O bulanıklık gitmişti. Neden oldu anlamadım hiç. Damarım şişince çok korktum ondan mıdırrr, tahlil istedikleri için açtım ondan mıdırr anlayamadım. Ama nasıl olduysa . İki dakika sonra falan da dudağımda bir yanma hissettim uçuk çıkmış. Artık vücudun birden ısınıp soğumasından mı yoksa korktum ondan mı anlamadım. Neyse ki hastahanede arkadaşımla karşılaştım. Onunda babası ameliyat olmuş. O sürekli gidip geldi yanıma. Bir de sınıftaki en yakın arkadaşıyla karşılaştım o da yanımızdaydı sürekli. Çünkü annem korktuğu için o anda panik yaptı. Valla hastahanelerden korkar oldum. Şimdi dişimi çektirmem lazım ama çok kanama oluyor yine bayılır mıyım deyip gidemiyorum. Allah kimseye yaşatmasın valla.
He sonuçta ne mi çıktı? Psikolojikmiş.. Ah anne beni dinleyeydin..
1 Şubat 2011 Salı
Evde mutluyum.
Evden çıkmayışımın tam dördüncü günü. Okul tatile girdiğinden beri evdeyim ve ekmek almaya bile çıkmadım. Ama hiç de canım sıkılmadı. Yattım, kalktım. Televizyon izledim. Bilgisayarın başında oturdum. Dün zaten dediğim gibi bütün gün blogumla uğraştım. Bütün gün evde oturmamın tek bir olumsuz yönü vardı. Üşengeçliğime daha da üşengeçlik kattım. İki gündür duş alma işini erteliyorum. Bir de şu psikolojik mide bulantılarım geçmiyor . Zaten zayıfım bir de bu ara bir şey yiyemiyorum ölüp gideceğim. (yok be benim bünyem güçlüdür bir şeycik olmaz) Dün akşam bir ara sıkıldım ama o sırada da oturup tarih çalışayım dedim. Savaşlar yaptım,antlaşmalar imzaladım ..(sanki ben yaptım savaşları gibi bahsettim ama böyle çalışınca insanın aklında daha çok kalıyor :) ) Şu bir anda gelen çalışma azmim hiç gitmese ne güzel olacak ama yok yok hayatta kalmaz. Gitti bile. Bu arada bana en çok destek olan babam bu sene üniversiteyi kazanayım diye zorlayacak beni neredeyse. Bir de ben beni bu konuda en iyi anlayan babamdır diyordum . Nerdeeee ... !!
Neyse ben yine bildiğimi okumayı devam ettiriyorum zaten . Bloguma da alışmaya başladım gibi. Evimde de çok mutluyum ohh değmeyin keyfimee :)
Neyse ben yine bildiğimi okumayı devam ettiriyorum zaten . Bloguma da alışmaya başladım gibi. Evimde de çok mutluyum ohh değmeyin keyfimee :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
